Ana içeriğe geç

Gaziantep Haber Vakti, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...

Oğuzeli’nde üç kuşaklık değirmenin son ustası geleceğinden kaygılı

Mustafa Ayaslan, Gaziantep’in Oğuzeli ilçesindeki aile değirmeninde çocuk yaşta öğrendiği mesleğini 47 yıldır sürdürüyor. Ağır çalışma koşulları ve teknolojik dönüşüm nedeniyle geleneksel değirmenciliğin kendisinden sonra devam…

Oğuzeli’nde üç kuşaklık değirmenin son ustası geleceğinden kaygılı
1 / 5

Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Mustafa Ayaslan, ailesinden devraldığı geleneksel değirmencilik mesleğini yaklaşık 47 yıldır sürdürüyor. Kendisinden sonra işi üstlenecek kimsenin bulunmadığını belirten Ayaslan, uzun yıllardır yaşatmaya çalıştığı mesleğin ortadan kalkmasından endişe duyuyor.

Henüz 7 yaşındayken babasının yanında çalışmaya başlayan Ayaslan, çocukluğu boyunca değirmenciliğin inceliklerini öğrendi. Yıllar içinde üretimin bütün aşamalarında deneyim kazanan Ayaslan, daha sonra babasından kalan un değirmeninin sorumluluğunu üstlendi.

Buğdayı kepekli una dönüştürüyor

Teknoloji ilerlese de geleneksel üretim biçimini bırakmayan Ayaslan, müşterilerin değirmene getirdiği buğdayı öğüterek kepekli un hazırlıyor. Değirmende ayrıca farklı ürünleri işleyerek hayvan yemi de üretiyor.

Aynı iş yerinde onlarca yıldır çalışan Ayaslan’a göre mesleğin geleceğini tehdit eden başlıca etkenler arasında ağır çalışma şartları ile yeni kuşağın değirmenciliğe ilgi göstermemesi bulunuyor. Ayaslan, fabrikaların yaygınlaşması ve teknolojik imkânların gelişmesiyle geleneksel değirmenlerin işlerinin bitme noktasına geldiğini ifade ediyor.

“Dedemden babama kalma, babamdan da bize geçti”

Mesleğe babasının yanında adım attığını anlatan Mustafa Ayaslan, değirmenin aile içindeki geçmişini şu sözlerle aktardı:

"Değirmencilik mesleğine 7 yaşına babamın yanında başladım. Büyüyene kadar orada çalıştım. Ondan sonra babamdan bana geçti. Burada yem çekiyoruz. Organik, kepekli, buğday unu çekiyoruz. Burası çok eski, tarihi bir değirmen. 1960’lı yılların değirmeni ve dedemden babama kalma. Babamdan da bize geçti"

Mesleğin yeni kuşağa aktarılmasını beklemiyor

Değirmene Oğuzeli’nin köylerinden gelen müşterilerin farklı miktarlardaki buğdaylarını ücret karşılığında öğüten Ayaslan, yaptığı işin fiziksel açıdan yorucu olduğunu vurguladı. Mesleğin oğluna ya da başka bir kişiye geçmeyeceğini söyleyen Ayaslan, çalışma düzenini ve geleceğe ilişkin kaygılarını şöyle anlattı:

"Müşteriler bize buğdayı getirir, 20-50 veya 100 kilogram, ben onu ücret karşılığında teslim alır çekime başlarım. Meslek benden sonra oğluma veya bir başkasına geçmeyecek. Maalesef bitti. Çünkü heves yok, biraz ağır meslek. İnsan bedeni yoruluyor dolayısıyla her insan bunu kabul etmiyor. Kolay işe kaçıyor. Meslek git gide ölüyor. Fabrikalar çıktı. Teknoloji gelişti, bizim işler bitme noktasına geldi. Bize buğday getiren vatandaşlar, Oğuzeli’nin köylerinden gelip çektiriyor. Yaptığımız işten memnun olan da oluyor, memnun olmayan da oluyor. Bazı vatandaşlar buğdayları tarladan eve getiriyor, yıkıyor. Sonra çuvalla değirmene getiriyor. Biz burada kilo ile çekiyoruz. Kilosunu 3 TL’ye çekiyoruz"

Ayaslan’ın verdiği bilgiye göre bazı müşteriler, tarladan aldıkları buğdayı evlerinde yıkadıktan sonra çuvallarla değirmene taşıyor. Tesise getirilen ürünler kilogram üzerinden işlenirken öğütme hizmeti için kilogram başına 3 lira alınıyor.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Daha fazla yükle