Gaziantep'in Araban ilçesindeki yaklaşık 25 bin hektarlık ova, sahip olduğu verimli araziler ve yüksek tarımsal üretim kapasitesi sayesinde binlerce yıldır bölgenin önemli üretim alanları arasında bulunuyor. Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Araban Ovası'nın tarihsel süreçte taşıdığı stratejik değer ile bugünkü ekonomik rolü hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Altun'un verdiği bilgilere göre Anadolu ve Mezopotamya arasındaki doğal geçiş hattında konumlanan ova, geçmişten bu yana yalnızca tarım için değil, ulaşım bakımından da önem taşıdı. Fırat Nehri ile nehrin kollarından beslenen verimli topraklar, uzun yıllar boyunca farklı toplumların temel gıda gereksinimlerinin karşılanmasına katkı sundu. Buğday, arpa ve bakliyat gibi ürünler de tarih boyunca bölgedeki tarımsal faaliyetin başlıca unsurları arasında yer aldı.
Anadolu ile Mezopotamya arasında tarihî kavşak
Araban Ovası'nın ilk çağlardan itibaren Anadolu ve Mezopotamya uygarlıklarını birbirine bağlayan askerî, ticari ve idari bir kavşak niteliği taşıdığını belirten Altun, yöredeki yerleşim geçmişinin Tunç Çağı'na kadar ulaştığını aktardı. Araban Höyüğü ve Araban Kalesi ile Fırat Nehri çevresindeki tarihî alanlar, bölgenin çok katmanlı geçmişine ilişkin izler barındırıyor.
Altun'un aktardığı tarihsel çerçevede ova; Hititler, Mitanniler, Persler, Kommagene Krallığı, Roma ve Bizans dönemlerinde çeşitli uygarlıkların egemenliğinde kaldı. Bu konumu nedeniyle bölge, farklı dönemlerde hem üretim alanı hem de geçiş güzergâhı olarak değerlendirildi.
Roma ve Bizans dönemlerinde savunma ile ulaşım yönünden daha fazla önem kazanan bölgede, geçmişten kalan çeşitli yapılar günümüze ulaştı. Elif, Hisar ve Hasanoğlu anıt mezarlarının yanı sıra Karasu üzerindeki tarihî Septimius Severus Köprüsü, Araban ve çevresinin kültürel mirasının parçaları arasında gösteriliyor.
İslam fetihlerinden sonra farklı siyasi güçlerin yönetimine giren Araban'daki kale, tarihî kaynaklarda Kale-i Zerrin adıyla anıldı. Bölge; Anadolu Selçukluları, Zengiler, Eyyubiler, Memlükler ve Dulkadiroğulları dönemlerinden sonra Osmanlı egemenliğine geçti.
Coğrafi işaretli sarımsaktan sert buğdaya geniş ürün yelpazesi
Tarih boyunca üretim merkezi olma özelliğini koruyan Araban Ovası'nda bugün de çok sayıda tarım ürünü yetiştiriliyor. Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenen Araban Sarımsağı, ovanın öne çıkan ürünlerinin başında geliyor.
Altun, sarımsağın yanı sıra karpuz, kavun, pamuk, Antep fıstığı, mısır, zeytin ve arpa üretildiğini; makarnalık ve baklavalık sert buğday ile çeşitli meyve ve sebzelerin de bölgenin tarımsal çeşitliliği içinde yer aldığını belirtti. Böylece ova, hem temel gıda ürünlerinin hem de farklı sanayi kollarında kullanılan tarımsal hammaddelerin yetiştirildiği bir alan olma niteliğini sürdürüyor.
Ovanın alüvyon yönünden zengin arazileri ile mikroklima özellikleri, üretim koşullarına önemli katkı sağlıyor. Araban ilçesinin ekonomik yapısı ise büyük ölçüde tarım ve hayvancılık faaliyetlerine dayanıyor. Ekim, ürün bakımı ve hasat dönemlerinde ilçe sakinlerinin yanında çevredeki bölgelerden gelen mevsimlik tarım işçileri için de çalışma imkânı oluşuyor.
Araban Ovası'nda elde edilen ürünler yalnızca ilçe ekonomisi açısından değer taşımıyor. Üretim, Gaziantep'te faaliyet gösteren un, bulgur, makarna, tekstil ve yağ sanayisinin hammadde gereksiniminin karşılanmasına da katkıda bulunuyor.
Sulama yatırımlarıyla daha fazla üretim amaçlanıyor
Altun, ovanın mevcut tarımsal potansiyelinin daha ileri bir düzeye çıkarılabilmesi için kuru tarımdan sulu tarıma geçişin önemli olduğunu bildirdi. Ardıl Barajı'nın faaliyete alınmasının ardından bağlantılı sulama projelerinin tamamlanmasının üretime destek vereceğini ifade etti.
Çat Boğazı ve Harmancık barajlarına ilişkin sulama projelerinin uygulanmasının da önemine işaret eden Altun, sulama olanaklarının genişletilmesi durumunda verimli arazilerden bir yıl içinde birden fazla ürün alınabileceğini kaydetti. Böyle bir gelişmenin hem yetiştirilen ürün miktarını hem de ovanın ekonomik katkısını artırabileceğini dile getirdi.
Bölgede bazı çiftçiler, sondaj kuyularından elektrik kullanarak çıkardıkları suyla üretim yapıyor. Yüksek elektrik giderleri üretim maliyetlerini artırırken, planlanan sulama projelerinin tamamlanmasıyla çiftçilerin bu yükünün azaltılması hedefleniyor. Altun'a göre üretim miktarında sağlanacak yükseliş, tarımsal faaliyetlerin yanında bölge ekonomisine, sanayi kuruluşlarına ve ihracata da katkı sunacak.
Araban Ovası'nın yüzyıllardır üstlendiği üretim işlevini bugün de devam ettirdiğini vurgulayan Altun, sulama yatırımlarının hayata geçirilmesiyle bölgenin tarımsal kapasitesinin daha yüksek bir seviyeye taşınabileceğini ifade etti.







Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir